Randevu ve bilgilendirme için, haftanın her günü 09:00 - 22:00 saatleri arasında (+90312) 219 2233 numaralı sabit hattan bizi arayabilirsiniz.
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Perinatoloji (Yüksek Riskli Gebelik Takibi) Uzmanı
Labioplasti, vajina girişinin iki yanında yer alan iç dudakların (labia minora) cerrahi olarak küçültülmesi, yeniden şekillendirilmesi ve iki taraf arasındaki farkın giderilmesi işlemidir. Halk arasında iç dudak estetiği, iç dudak küçültme ya da barbie vajina estetiğinin bir parçası olarak da bilinir.
Antalya'daki kliniğimizde labioplasti; yalnızca ameliyat günüyle sınırlı kalmayan, ilk online görüşmeden memleketinize döndükten sonraki kontrollere kadar uzanan planlı bir süreç olarak ele alınır. Bu sayfada ameliyatın tıbbi ayrıntılarını, Antalya'da geçireceğiniz günlerin nasıl planlanması gerektiğini ve iyileşmenizi doğrudan etkileyen pratik konuları bulabilirsiniz.
İç dudaklar, vajina ve idrar yolu girişini koruyan, nemli tutan ve cinsel uyarılmada rol oynayan hassas dokulardır. Boyutları, şekilleri ve renkleri kadından kadına çok büyük farklılık gösterir. Bilimsel ölçüm çalışmalarında sağlıklı kadınlarda iç dudak genişliğinin birkaç milimetreden 5 santimetrenin üzerine kadar değişebildiği gösterilmiştir. İki tarafın farklı büyüklükte olması ya da iç dudakların dış dudakların arasından görünmesi de son derece yaygındır. Bu nedenle labioplastinin amacı bir "normale" ulaşmak değil, kadının yaşadığı somut rahatsızlığı gidermektir.
Labioplastiye başvuru nedenleri genellikle hem fiziksel hem de duygusal boyut taşır. Büyük ya da sarkık iç dudaklar dar giysiler içinde sıkışabilir, bisiklet, koşu ya da binicilik sırasında sürtünerek ağrı ve tahrişe yol açabilir, cinsel ilişki sırasında içe doğru çekilerek gerilme hissi yaratabilir.
Adet dönemlerinde ve tuvalet sonrasında temizliği zorlaştırabilir. Birçok kadın ise mayo ya da tayt giydiğinde görünümden rahatsız olduğunu, yakınlaşma anlarında kendini rahat hissetmediğini ifade eder. Bazı hastalarda iç dudaklar doğuştan belirgin şekilde asimetriktir; bazılarında ise doğumla birlikte uzama, renk koyulaşması ya da doğum yırtığına bağlı şekil bozukluğu gelişir.
Yayımlanmış çalışmalarda labioplasti olan kadınların büyük çoğunluğunun hem fiziksel şikâyetlerinde hem de cinsel yaşam kalitesinde anlamlı bir iyileşme bildirdiği görülmektedir. Bu memnuniyetin en yüksek olduğu grup, ameliyattan önce şikâyeti net olan ve sonuçtan beklentisi gerçekçi olan hastalardır. Bu yüzden ilk görüşmede yalnızca anatomiyi değil, sizi neyin, ne zaman ve ne kadar rahatsız ettiğini de ayrıntılı olarak konuşuyoruz.
Labioplasti farklı yaş gruplarından kadınlara uygulanabilir. Doğuştan iç dudak büyüklüğü ya da asimetrisi olan genç kadınlar da, doğum sonrasında iç dudaklarında değişiklik gelişen anneler de, menopoz döneminde doku yapısındaki değişimden rahatsız olan kadınlar da bu ameliyattan fayda görebilir. Genel olarak uygun adaylar şöyle özetlenebilir:
Bazı durumlarda ise ameliyatın ertelenmesi ya da hiç yapılmaması gerekir. Ergenlik döneminde genital dokular gelişmeye devam ettiği için 18 yaş altında labioplasti yalnızca ciddi fiziksel şikâyet yaratan istisnai durumlarda değerlendirilir. Gebelikte ve doğumdan sonraki ilk aylarda dokular henüz eski haline dönmediğinden, doğumdan sonra en az altı ay beklenmesi önerilir. Aktif vajinal ya da idrar yolu enfeksiyonu varsa önce bu tedavi edilir. Kontrolsüz şeker hastalığı, yüksek tansiyon veya pıhtılaşma bozukluğu olan hastalarda bu sorunlar kontrol altına alınmadan ameliyat planlanmaz.
Ameliyatın psikolojik boyutu da en az fiziksel boyutu kadar önemlidir. İnternette ya da yetişkin içeriklerde gördüğü bir görüntüyü birebir isteyen, ameliyatın ilişkisindeki ya da hayatındaki başka sorunları çözeceğine inanan veya partnerinin baskısıyla karar veren kadınlar için labioplasti çoğu zaman beklenen mutluluğu getirmez. Görünümüyle ilgili kaygısı günlük yaşamını belirgin şekilde kısıtlayan, aynada uzun süre kendini inceleyen ya da ameliyat sonrası bile tatmin olamayacağını hisseden hastalarda önce bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek daha doğru bir yaklaşımdır. Bu konuyu açıkça konuşmak, hem sizin hem de sonucunuzun güvenliği içindir.
Labioplastide herkese uyan tek bir teknik yoktur. Seçim; iç dudaklarınızın uzunluğuna ve kalınlığına, kenar renginize, iki taraf arasındaki farka, klitoris üzerindeki deri katlantısının durumuna ve sizin görünüm tercihlerinize göre muayenede birlikte yapılır. Çoğu zaman tek bir teknik yeterli olurken, bazı hastalarda iki tekniğin birlikte kullanılması en uyumlu sonucu verir.
Kenar rezeksiyonu (trim tekniği) en sık uygulanan ve sonucu en öngörülebilir yöntemdir. Ameliyattan önce iç dudağın dış kenarı boyunca, çıkarılacak doku ayakta ve yatarken değerlendirilerek dikkatle işaretlenir. Fazla doku bu çizgi boyunca çıkarılır ve kenar ince, kendiliğinden eriyen dikişlerle kapatılır. Bu teknik, iç dudağın koyu renkli, kalınlaşmış ya da düzensiz kenarını da ortadan kaldırdığı için daha açık renkli ve düzgün bir görünüm sağlar. Kenarı koyu ve kıvrımlı olan, görünümün daha belirgin şekilde değişmesini isteyen hastalarda tercih edilir.
Kama (wedge) rezeksiyonu ise iç dudağın en geniş bölümünden, dilim şeklinde bir parça çıkarılması ve kalan ön ve arka kenarların birleştirilmesi esasına dayanır. Bu yöntemin en önemli avantajı, iç dudağın doğal kenarını, rengini ve dokusunu korumasıdır. Sonuç, doğal kenar yapısını korumak isteyen kadınlar için daha "değiştirilmemiş" bir görünüm sunar. Bununla birlikte dikiş hattı, dokunun kanlanmasının daha hassas olduğu bir bölgeden geçtiği için yara açılması riski kenar rezeksiyonuna göre biraz daha yüksektir; bu nedenle tekniğin dikkatli planlanması ve ameliyat sonrası kurallara uyulması özellikle önemlidir.
De-epitelizasyon, iç dudağın kenarını ve şeklini tamamen koruyarak yalnızca yüzeyel deri tabakasının çıkarılması ve dokunun inceltilmesi yöntemidir. Belirgin sarkması olmayan, daha çok kalınlıktan şikâyet eden hastalarda kullanılır. Klitoral başlık (kapüşon) rezeksiyonu ise labioplastiyle en sık birlikte yapılan işlemdir. İç dudaklar küçültüldüğünde klitorisin üzerindeki deri katlantısı orantısız biçimde belirgin kalabilir. Bu fazlalığın aynı seansta düzeltilmesi, bölgenin bütün olarak daha uyumlu görünmesini sağlar. Bu işlem klitorisin kendisine değil, üzerindeki deri katlantısına yapılır ve deneyimli ellerde hissi olumsuz etkilemez.
Uygun hastalarda labioplasti ile birlikte klitoral başlık rezeksiyonu, dış dudaklara yağ ya da dolgu uygulaması, vajina daraltma (vajinoplasti) ve perine onarımı gibi diğer genital estetik işlemler aynı seansta planlanabilir. Bu yaklaşım, tek bir anestezi ve tek bir iyileşme süreciyle bütünlüklü bir sonuç elde edilmesini sağlar. Özellikle Antalya'ya şehir dışından ya da yurt dışından gelen hastalar için, ayrı ayrı seyahat etmek yerine işlemlerin tek seferde planlanması zaman ve maliyet açısından avantaj sağlar.
Labioplastinin meme estetiği, karın germe ya da liposuction gibi vücudun diğer bölgelerine yönelik estetik ameliyatlarla aynı seansta yapılması da teknik olarak mümkündür; ancak bu kararın dikkatle verilmesi gerekir. Birleştirilen her işlem anestezi süresini uzatır ve iyileşme sürecini ağırlaştırır. Uzun ameliyatlar, özellikle ardından uzun bir uçuş planlanıyorsa, bacak toplardamarlarında pıhtı oluşma riskini artırır. Bu nedenle kombine ameliyatlar her hasta için ayrı ayrı değerlendirilir, toplam ameliyat süresi güvenli sınırlar içinde tutulur ve Antalya'da kalış süresi buna göre uzatılır. Kombine ameliyat planlanan hastalarda ameliyatın hastane koşullarında yapılması ve en az bir gece gözetim altında kalınması tercih edilir.
Labioplasti lokal anestezi ile ya da genel anestezi altında yapılabilir. En sık tercih edilen yöntem, bölgenin lokal anesteziyle uyuşturulması ve aynı anda damar yoluyla hafif bir uyku hali (sedasyon) sağlanmasıdır. Bu şekilde ameliyat sırasında ağrı hissetmezsiniz, genel anestezinin getirdiği yükten de kaçınılmış olur. Birden fazla işlem planlanan ya da kaygı düzeyi yüksek olan hastalarda genel anestezi tercih edilebilir. Hangi yöntemin size uygun olduğu, anestezi uzmanının değerlendirmesiyle belirlenir.
Ameliyat sabahı kliniğe aç olarak gelmeniz istenir; katı gıdaların ve sıvıların ne zaman kesileceği size önceden yazılı olarak bildirilir. Ameliyattan önce cerrahınızla son bir kez görüşür, çıkarılacak dokunun sınırlarını birlikte gözden geçirirsiniz. Tek başına labioplasti genellikle 30-50 dakika sürer; klitoral başlık rezeksiyonu ya da diğer işlemler eklendiğinde bu süre uzar. Kendiliğinden eriyen ince dikişler kullanıldığı için dikiş aldırmanız gerekmez. Kısa bir gözlem süresinin ardından çoğu hasta aynı gün otele ya da evine dönebilir. Yalnız seyahat eden ya da kombine ameliyat olan hastalar için ameliyatın hastanede yapılması ve bir gece gözetim altında kalınması, hem güvenliği hem de konforu artırır.
Labioplasti için Antalya'ya gelen hastaların en sık sorduğu soru, şehirde kaç gün kalmaları gerektiğidir. Tek başına labioplasti ve klitoral başlık rezeksiyonu için çoğu hastada 5-7 günlük bir kalış yeterlidir. Bu süre, ameliyat sonrasındaki en hassas ilk günleri doktorunuza yakın geçirmenizi ve dönüşten önce kontrol muayenenizin yapılmasını sağlar. Kombine ameliyatlarda kalış süresi, yapılan işlemlere göre uzatılır. Aşağıdaki tablo, tek başına labioplasti için örnek bir kalış planını göstermektedir.
| Gün | Yapılanlar | Ne beklemelisiniz? |
|---|---|---|
| Varış günü | Havalimanından transfer, otele yerleşme, yüz yüze muayene, kan tahlilleri ve anestezi değerlendirmesi | Son soruların yanıtlanması, ameliyat planının kesinleşmesi |
| Ameliyat günü | Ameliyat, birkaç saatlik gözlem, otele ya da hastanede bir gece yatışın ardından otele transfer | Uyuşukluğun geçmesiyle hafif sızı; soğuk uygulama ve ağrı kesiciyle kontrol |
| 1.-3. gün | Otelde dinlenme, kısa yürüyüşler, telefon ve WhatsApp ile takip | Şişlik ve hassasiyetin en belirgin olduğu dönem; hafif sızıntı normaldir |
| 4.-6. gün | Yürüyüşlerin artırılması, kontrol muayenesi | Ağrı belirgin şekilde azalır, şişlik sürer |
| Dönüş günü | Son kontrol, ilaç ve bakım talimatlarının teslimi, havalimanına transfer | Çoğu hasta rahatça seyahat edebilir; yolculuk için hazırlık önerileri verilir |
| Dönüşten sonra | Online görüntülü kontroller ve 6. haftada değerlendirme | 4-6. haftada iyileşme büyük ölçüde tamamlanır; nihai görünüm 3-6 ayda oturur |
İyileşme kişiden kişiye değişse de genel seyir oldukça öngörülebilirdir. İlk 2-3 gün şişlik, hassasiyet ve hafif kan sızıntısı en belirgin düzeydedir. Birinci haftanın sonunda ağrı büyük ölçüde azalır ve çoğu hasta masa başı işine dönebilir. Dikişler 2-4 hafta içinde erir. Dördüncü ile altıncı haftalar arasında yara iyileşmesi büyük ölçüde tamamlanır; ancak hafif şişlik ve hassasiyet birkaç ay daha sürebilir. İç dudakların son şekli ve yumuşaklığı genellikle üçüncü ile altıncı aylar arasında ortaya çıkar. Bu nedenle ilk haftalarda görünümü değerlendirmek yanıltıcı olabilir.
Geçmişte ameliyat sonrası uzun süreli yatak istirahati önerilse de, günümüzde dinlenmenin kısa yürüyüşlerle desteklenmesi gerektiği bilinmektedir. Hareketsiz kalmak, özellikle ardından uçak yolculuğu yapacak hastalarda bacaklarda pıhtı oluşma riskini artırır. İyileşmeyi hızlandıran ve sorun riskini azaltan başlıca kurallar şunlardır:
Antalya'da ameliyat olmanın en çekici yanlarından biri, iyileşme sürecini güzel bir şehirde geçirme imkânıdır. Ancak tatil şehrinin sunduğu bazı olanaklar, ameliyat sonrası ilk haftalarda yarayı riske atabilir. Deniz, havuz ve jakuzi, dikiş hattına bakteri taşıyabileceği ve yaranın yumuşayarak açılmasına yol açabileceği için en az 4-6 hafta boyunca kullanılmamalıdır. Aynı şekilde küvet banyosu yerine kısa süreli ayakta duş tercih edilmelidir. Hamam, sauna ve buhar odası gibi sıcak ortamlar damarları genişleterek şişliği ve kanama riskini artırır; bu nedenle iyileşme tamamlanana kadar kaçınılması gerekir.
Yoğun sıcak ve güneş de dikkat edilmesi gereken konulardır. Özellikle yaz aylarında Antalya'da sıcaklık çok yükselebilir ve bu, ameliyat bölgesindeki şişliği artırabilir. Günün en sıcak saatlerinde klimalı ortamda dinlenmek, bol su içmek ve bol, nefes alan giysiler tercih etmek iyileşmeyi kolaylaştırır. Mayo ve bikini, bölgeye baskı yaptığı ve nemi hapsettiği için ilk haftalarda giyilmemelidir. Şehri keşfetmek istiyorsanız, ilk günleri dinlenerek geçirdikten sonra kısa ve sakin yürüyüşler tercih edin; uzun tekne turları, uzun süreli araç yolculukları ve yoğun tempolu geziler için iyileşmenin ilerlemesini bekleyin. Eğer tatil planı da yapıyorsanız, deniz ve havuz keyfini ameliyattan önceki günlere almanızı ya da ayrı bir seyahate bırakmanızı öneririz.
Tek başına labioplasti olan ve herhangi bir sorun yaşamayan hastalar genellikle 5-7 gün sonra, dönüş öncesi kontrol muayenesinin ardından rahatlıkla uçakla seyahat edebilir. Yurt içi kısa uçuşlar daha erken de planlanabilir; ancak kontrol muayenesi yapılmadan şehirden ayrılmanızı önermiyoruz. Kombine ameliyat olan hastalarda bu süre yapılan işlemlere göre uzayabilir.
Uçuş sırasında uzun süre oturmak hem ameliyat bölgesinde baskıya hem de bacaklarda dolaşımın yavaşlamasına yol açar. Bu nedenle uzun uçuşlarda koridor tarafında bir koltuk seçmeniz, her saat başı kalkıp birkaç dakika yürümeniz, oturduğunuz yerde ayak bileklerinizi düzenli olarak hareket ettirmeniz ve bol su içmeniz önerilir. Yumuşak bir simit minder, oturmayı belirgin şekilde rahatlatır. Pıhtı açısından ek risk faktörü bulunan, kombine ameliyat olan ya da çok uzun mesafeli uçuş yapacak hastalara, doktorunuzun değerlendirmesine göre varis çorabı veya koruyucu ilaç önerilebilir.
Labioplasti, deneyimli ellerde komplikasyon oranı düşük bir ameliyattır. Yine de her cerrahi işlemde olduğu gibi bazı riskler vardır ve bunları önceden bilmek, olası bir sorunu erken fark etmenizi sağlar. Ameliyat sonrası ilk günlerde dikiş hattından hafif sızıntı normaldir; ancak nadiren kanama ya da doku altında kan toplanması (hematom) gelişebilir. Küçük hematomlar genellikle dinlenme ve soğuk uygulamayla kendiliğinden gerilerken, büyük ve hızla gelişen bir şişlik müdahale gerektirebilir. Genital bölge çok iyi kanlandığı için enfeksiyon nadirdir ve hijyen kurallarına uyulduğunda risk daha da azalır.
En sık karşılaşılan sorun, dikiş hattının küçük bir bölümünün açılmasıdır. Bu durum özellikle kama tekniğinde, erken dönemde cinsel ilişki ya da yoğun egzersiz sonrasında, sigara içenlerde ve bölgeye aşırı baskı yapıldığında görülür. Küçük açılmalar çoğu zaman pansuman ve bekleme ile kendiliğinden kapanır; daha büyük açılmalarda iyileşme tamamlandıktan sonra küçük bir düzeltme ameliyatı gerekebilir. İki taraf arasında hafif asimetri kalması ya da beklenenden az doku alınmış olması da yine iyileşme sonrasında küçük bir düzeltmeyle giderilebilir.
Labioplastide geri dönüşü en zor olan sorun ise gereğinden fazla doku çıkarılmasıdır. İç dudaklar tamamen ya da aşırı derecede küçültüldüğünde vajina girişi korumasız kalabilir; bu durum kuruluk, tahriş, cinsel ilişki sırasında ağrı ve tekrarlayan enfeksiyonlara yol açabilir. Kaybedilen dokunun yeniden oluşturulması oldukça güçtür. Bu nedenle bazı hastalarımızın iç dudaklarının tamamen kaybolmasını istemesine rağmen, iç dudağın koruyucu görevini sürdürebilecek kadar dokuyu mutlaka koruyoruz. Geçici uyuşukluk ya da hassasiyet artışı ilk haftalarda görülebilir ve genellikle zamanla düzelir; kalıcı his kaybı oldukça nadirdir.
İç dudakları küçültebilen ya da asimetriyi düzeltebilen bir krem, bitkisel ürün, egzersiz veya cihaz bulunmamaktadır. "Lazer labioplasti" adıyla sunulan işlemlerde lazer yalnızca neşter yerine kesici bir araç olarak kullanılır; yapılan işlem yine bir cerrahidir ve lazerin klasik cerrahi tekniklere üstün olduğu gösterilmemiştir. Radyofrekans ya da lazerle yapılan "ameliyatsız genital gençleştirme" uygulamaları ise iç dudak boyutunu değiştirmez. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA),genital bölgede estetik amaçla kullanılan enerji temelli cihazların yanık, yara izi ve ağrı gibi yan etkileri konusunda uyarı yayımlamıştır. Piyasada satılan beyazlatıcı ya da sıkılaştırıcı kremler de hassas bölgede tahriş yapabilir ve iç dudakların boyutuna etki etmez.
İlk kontrol muayeneniz, ameliyattan sonraki 4-6. günlerde, Antalya'dan ayrılmadan önce klinikte yapılır. Bu muayenede dikiş hattı, şişlik ve kanama durumu değerlendirilir, iyileşme süreciyle ilgili sorularınız yanıtlanır ve yazılı bakım talimatlarınız size teslim edilir. Her şey yolundaysa güvenle yolculuğa çıkabilirsiniz.
Memleketinize ya da ülkenize döndükten sonra takip sona ermez. İlk haftalarda ve 6. haftada online görüntülü görüşmelerle iyileşmeniz değerlendirilir; gerekirse sizden iyileşme fotoğrafları istenir. Bu süreçte aklınıza takılan her konuda WhatsApp hattımız üzerinden ekibimize ulaşabilirsiniz. Nadir de olsa yüz yüze değerlendirme gerektiren bir durumda, bulunduğunuz yerdeki bir kadın hastalıkları uzmanına başvurmanız için size gerekli bilgi ve belgeler sağlanır. Cinsel yaşama dönmeden önce iyileşmenin tamamlandığının bir hekim tarafından doğrulanması önemlidir.
Şehir dışından ya da yurt dışından gelen hastalarımızla süreç genellikle bir online görüşmeyle başlar. Bu görüşmede şikâyetlerinizi ve beklentilerinizi dinliyor, sağlık geçmişinizi ve kullandığınız ilaçları değerlendiriyor, size uygun olabilecek teknikleri ve tahmini kalış sürenizi anlatıyoruz. Bu aşamada, mahremiyetinize özen gösterilerek, değerlendirme için fotoğraf istenebilir; ancak kesin ameliyat planı her zaman Antalya'daki yüz yüze muayeneden sonra yapılır.
Ameliyat kararı verdikten sonra seyahat tarihleriniz birlikte planlanır. Ameliyatın adet döneminize denk gelmeyecek şekilde, adet kanamanızın bittiği günlere planlanması önerilir. Aspirin, omega-3, E vitamini ve ginkgo gibi kanamayı artırabilecek ilaç ve takviyelerin ameliyattan 7-10 gün önce, doktorunuzun önerisiyle bırakılması gerekir. Sigara kullanıyorsanız ameliyattan önce ve sonra en az birkaç hafta ara vermeniz, yara iyileşmesini belirgin şekilde kolaylaştırır. Genital bölge tıraşını ameliyat günü yapmamanızı, gerekiyorsa birkaç gün önceden yapmanızı öneriyoruz.
Antalya'ya ulaştığınızda, dilerseniz havalimanında VIP transfer hizmetimizle karşılanır ve otelinize ulaştırılırsınız. Kaldığınız süre boyunca klinik, hastane ve otel arasındaki transferleriniz de planlanabilir. Yurt dışından gelen hastalarımız için iletişimin rahat sürmesi adına tercüman desteği sağlanabilir. Yalnız seyahat ediyorsanız ameliyat gününün ilk gecesini hastanede geçirmeniz, ardından otelinize geçmeniz konforunuzu artırır; mümkünse ilk günlerde yanınızda bir yakınınızın bulunmasını öneririz.
Ameliyat lokal anestezi ve sedasyon ya da genel anestezi altında yapıldığı için işlem sırasında ağrı hissedilmez. Uyuşukluk geçtikten sonra hissedilen sızı ve hassasiyet genellikle düzenli kullanılan ağrı kesiciler ve soğuk uygulamayla rahatça kontrol altına alınır. Ağrının en belirgin olduğu dönem ilk 2-3 gündür.
Genital bölgenin kanlanması çok iyi olduğu için bu bölgedeki yaralar hızlı ve genellikle iz bırakmadan iyileşir. Dikiş hattı iç dudağın kenarında ya da doğal kıvrımları arasında kaldığından, iyileşme tamamlandıktan sonra çoğu zaman fark edilmez.
Doğru teknikle yapılan labioplasti klitorisin kendisine ve his sinirlerine zarar vermez. Çalışmalarda kadınların çoğu, ilişki sırasındaki gerilme ve ağrının ortadan kalkması ve kendini daha rahat hissetmesiyle birlikte cinsel yaşamının iyileştiğini bildirmiştir.
Masa başı çalışan hastaların çoğu 5-7 gün sonra işine dönebilir. Uzun süre ayakta kalmayı, ağır kaldırmayı ya da yoğun fiziksel efor gerektiren işlerde bu süre 2-3 haftaya uzayabilir.
Evet. Labioplasti normal doğuma engel değildir ve tek başına sezaryen nedeni oluşturmaz. Doğum sırasında dokular yeniden gerilebileceği için, yakın gelecekte çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız ameliyatın zamanlamasını doktorunuzla konuşmanız önerilir.
Çıkarılan doku yeniden oluşmadığı için sonuç kalıcıdır. Bununla birlikte ileride yaşanacak doğumlar, belirgin kilo değişiklikleri ve yaşlanma dokularda yeni değişikliklere yol açabilir.
Labioplasti ücreti; uygulanacak tekniğe, klitoral başlık rezeksiyonu ya da diğer işlemlerin eklenip eklenmeyeceğine, anestezi türüne, ameliyatın klinikte mi hastanede mi yapılacağına ve transfer ile konaklama gibi hizmetlerin pakete dahil olup olmamasına göre değişir. Size özel fiyat, online ön görüşme ve gerekli değerlendirmeler yapıldıktan sonra netleşir.
Labioplasti küçük bir ameliyat olsa da kişisel ve önemli bir karardır; bu kararı acele etmeden, doğru bilgiyle ve size güven veren bir ekiple vermeniz gerekir. Antalya'daki kliniğimizde ister şehir içinden ister şehir dışından ya da yurt dışından gelin, ilk görüşmede şikâyetlerinizi dinliyor, size uygun seçenekleri açıkça anlatıyor ve tüm süreci sizinle birlikte planlıyoruz. Ameliyat olmaya karar vermeseniz bile bu görüşme, bedeninizle ilgili sorularınıza net yanıtlar almanızı sağlar. Online ön görüşme ve randevu için bizimle iletişime geçebilirsiniz.