Randevu ve bilgilendirme için, haftanın her günü 09:00 - 22:00 saatleri arasında (+90312) 219 2233 numaralı sabit hattan bizi arayabilirsiniz.
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Perinatoloji (Yüksek Riskli Gebelik Takibi) UzmanıGenital siğil, HPV adı verilen bir virüsün sebep olduğu, ciltten kabarık, büyüklü, küçüklü, bazen birden çok sayıda, üzeri pütürlü, karnabahar benzeri lezyonlardır. Cinsel ilişki yoluyla bulaşan bir virüstür.

Genital siğil, tıp dilindeki adıyla kondiloma akuminata, insan papilloma virüsünün (HPV) genital ve makat bölgesindeki deride ya da mukozada oluşturduğu iyi huylu kabarıklıklardır. Dünyada en sık görülen cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biridir ve hem kadınlarda hem erkeklerde görülür. Uygun yöntemle tedavi edildiğinde büyük çoğunlukla iz bırakmadan iyileşir.
Siğiller tek bir küçük kabarıklık şeklinde olabileceği gibi, bir araya gelerek karnabahara benzeyen kümeler de oluşturabilir. Genellikle ağrısızdırlar; bu yüzden pek çok kişi onları ilk kez banyoda, tıraş sırasında ya da rutin jinekolojik muayenede fark eder.
İyi haber şu: genital siğiller kanser değildir. Bu sayfada siğilin neden oluştuğunu, nasıl tanındığını, hangi tedavi seçeneklerinin bulunduğunu ve tekrarlamaması için neler yapılabileceğini anlaşılır bir dille bulabilirsiniz.
Genital siğillerin yaklaşık yüzde 90'ından HPV tip 6 ve tip 11 sorumludur. Bu tipler "düşük riskli" HPV olarak adlandırılır, çünkü kansere yol açmazlar. Rahim ağzı kanserinden ise başta tip 16 ve 18 olmak üzere "yüksek riskli" tipler sorumludur.
Ancak bir kişi aynı anda birden fazla HPV tipi taşıyabilir. Bu nedenle genital siğil tanısı alan her kadının rahim ağzı taramasını (smear ve/veya HPV testi) aksatmadan yaptırması önemlidir.
Genital siğile yol açan HPV, deri deriye temasla bulaşır. En sık bulaşma yolu vajinal, anal ya da oral cinsel ilişkidir; ancak tam bir birleşme olmadan genital bölgelerin birbirine teması da virüsün geçmesi için yeterli olabilir.
Bulaşma hakkında bilinmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:
Virüsle karşılaşma ile siğilin görünür hale gelmesi arasındaki süre (kuluçka dönemi) genellikle birkaç hafta ile birkaç ay arasındadır; bazen bu süre bir yılı aşabilir. Bu nedenle siğilin "en son kimden" bulaştığını kesin olarak söylemek çoğu zaman mümkün değildir. Mevcut ilişkide siğil çıkması, partnerin sadakatsizliği anlamına gelmez.
HPV, derinin ve mukozanın en alt katmanındaki hücrelere küçük çatlaklardan girer. Virüs bu hücrelerin bölünmesini hızlandırır; sonuçta deri yüzeyinde kabarık, pütürlü bir doku oluşur. Bağışıklık sistemi güçlü olan kişilerde virüs çoğu zaman siğil oluşturmadan kontrol altına alınır. Sigara kullanımı, diyabet, gebelik ve bağışıklığı baskılayan ilaçlar ya da hastalıklar siğil oluşma ve tekrarlama ihtimalini artırır.
Genital siğiller çoğunlukla ağrısızdır ve en belirgin bulgu, genital bölgede yeni fark edilen kabarıklıklardır. Görünümleri kişiden kişiye değişebilir:
Kadınlarda siğiller en sık vajina girişinde, iç ve dış dudaklarda, makat çevresinde ve kasıkta görülür. Vajina içinde ya da rahim ağzında da bulunabilirler; bu siğiller dışarıdan görülmediği için ancak jinekolojik muayenede fark edilir. Erkeklerde ise penis, testis torbası, kasık ve makat çevresi en sık yerleşim yerleridir.
Genital bölgedeki her kabarıklık siğil değildir. Kadınlarda vajina girişinde görülen ve tamamen normal kabul edilen küçük, düzenli, parmaksı çıkıntılar (vestibüler papillomatozis),kıl dibi iltihabı, yağ bezleri, deri etiketleri ve molluskum kontagiozum sık karıştırılan durumlardır. Bu nedenle internetteki fotoğraflarla kendi kendine tanı koymak yerine muayene olmak, gereksiz kaygı ve yanlış tedavinin önüne geçer.
Tanı çoğu zaman muayene ile konur. Siğilin tipik görünümü deneyimli bir hekim için genellikle yeterlidir. Muayene sırasında:
Biyopsi (küçük doku örneği alınması) her hastada gerekmez. Lezyonun görünümü tipik değilse, renk değişikliği, sertlik, yara ya da kanama varsa, tedaviye yanıt alınamıyorsa veya kişinin bağışıklık sistemi zayıfsa biyopsi önerilir.
Siğil saptanan kişilere, diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (HIV, sifiliz, hepatit B gibi) açısından da test yaptırması önerilebilir; çünkü bu enfeksiyonların bulaşma yolu ortaktır.
Genital siğil tedavisinin amacı görünür siğilleri yok etmek, şikâyetleri gidermek ve bulaştırıcılığı azaltmaktır. Bugün HPV'yi vücuttan doğrudan yok eden bir ilaç yoktur; tedavi siğili hedefler, virüsün kendisini ise zamanla bağışıklık sistemi temizler.
Tek bir "en iyi" yöntem yoktur. Hangi tedavinin seçileceği siğillerin sayısına, büyüklüğüne, yerine, kişinin gebe olup olmamasına, önceki tedavilere verdiği yanıta ve tercihine göre belirlenir. Bazen birden fazla yöntem birlikte ya da art arda kullanılır.
Sayısı az, küçük ve dış genital bölgede yer alan siğillerde hekimin reçete ettiği kremler iyi bir seçenektir. Kişi kremi, hekimin anlattığı şekilde belirli günlerde siğillerin üzerine kendisi sürer.
Kremler vajina içine, rahim ağzına ve makat içine sürülmez. Gebelikte kullanılmazlar. El ve ayak siğilleri için eczanede reçetesiz satılan siğil solüsyonları genital bölge için uygun değildir; hassas dokuda yanık ve yaraya yol açabilir.
Sıvı nitrojen ile siğil dokusu dondurularak yok edilir. Muayenehane koşullarında, birkaç dakikada yapılır ve çoğu zaman anestezi gerektirmez; uygulama sırasında kısa süreli bir yanma ya da sızı hissedilebilir. Dondurulan siğil birkaç gün içinde kabuklanıp düşer. Siğillerin tamamen kaybolması için 1-2 hafta arayla birkaç seans gerekebilir. Gebelikte güvenle uygulanabilir.
Elektrikli bir kalem (koter) ile siğil dokusu yakılarak yok edilir. Lokal anestezi ile yapılır, işlem sırasında ağrı hissedilmez. Tek seansta çok sayıda siğil temizlenebilir. İyileşme genellikle 1-3 hafta sürer.
Siğiller lokal anestezi altında küçük bir makas veya bistüri ile kesilerek çıkarılır. Tek seansta sonuç veren, hızlı bir yöntemdir. Çıkarılan doku gerekirse patolojik incelemeye gönderilebilir. Siğiller çok yaygınsa, vajina içinde veya makat çevresinde yoğunsa, işlem sedasyon (hafif uyutma) eşliğinde yapılabilir.
CO2 lazer ile siğil dokusu buharlaştırılır. Özellikle geniş alana yayılmış, diğer yöntemlere yanıt vermeyen veya ulaşılması zor bölgelerdeki siğillerde tercih edilir. Genellikle lokal anestezi ya da sedasyon altında uygulanır.
Trikloroasetik asit, hekim tarafından küçük ve az sayıdaki siğillerin üzerine dikkatle sürülür ve siğil dokusunu yakarak etki eder. Haftalık aralarla tekrarlanabilir. Gebelikte kullanılabilen yöntemlerdendir.
| Yöntem | Nerede yapılır | Anestezi | Seans | Gebelikte |
|---|---|---|---|---|
| Krem (imikimod, podofilotoksin) | Evde, kişinin kendisi | Gerekmez | Haftalar-aylar boyunca düzenli | Kullanılmaz |
| Kriyoterapi (dondurma) | Muayenehane | Genellikle gerekmez | Çoğu zaman birkaç seans | Uygulanabilir |
| Koter (yakma) | Muayenehane | Lokal | Çoğu zaman tek seans | Uygulanabilir |
| Cerrahi çıkarma | Muayenehane / ameliyathane | Lokal veya sedasyon | Tek seans | Uygulanabilir |
| Lazer | Muayenehane / ameliyathane | Lokal veya sedasyon | Çoğu zaman tek seans | Uygulanabilir |
| TCA (asit) | Muayenehane | Gerekmez | Haftalık, birkaç seans | Uygulanabilir |
Genital siğillerin bir kısmı, özellikle bağışıklığı güçlü kişilerde, aylar içinde kendiliğinden gerileyebilir. Ancak bir kısmı aynı kalır, bir kısmı ise büyüyüp sayıca artar. Tedavi edilmeyen siğiller partnere bulaşma riskini sürdürür, ilişki sırasında rahatsızlık ve kanamaya yol açabilir, gebelikte hızla büyüyebilir. Bu nedenle siğil fark edildiğinde beklemek yerine hekime başvurmak ve tedavi seçeneklerini birlikte değerlendirmek önerilir.
Gebelikte bağışıklık sisteminde doğal olarak bir miktar baskılanma olur ve genital bölgeye kan akımı artar. Bu yüzden gebelik sırasında mevcut siğiller büyüyebilir, sayıca artabilir ya da daha önce fark edilmemiş siğiller ortaya çıkabilir. Doğumdan sonra çoğu siğil belirgin şekilde küçülür.
Gebelikte tedavi mümkündür ve gereklidir; ancak yöntem seçimi bebeğin güvenliği gözetilerek yapılır. Kriyoterapi, koter, cerrahi çıkarma, lazer ve TCA gebelikte uygulanabilir. İmikimod, podofilotoksin ve sinekatekin içeren kremler ise gebelikte kullanılmaz.
Bebeğe bulaşır mı? Doğum sırasında virüsün bebeğe geçmesi nadirdir. Çok nadir durumlarda bebeğin gırtlağında siğil benzeri oluşumlar (rekürren solunum yolu papillomatozisi) gelişebilir. Sezaryenin bu riski tamamen ortadan kaldırdığı gösterilmemiştir; bu nedenle genital siğil tek başına sezaryen nedeni değildir. Sezaryen yalnızca siğiller doğum kanalını tıkayacak kadar büyükse ya da normal doğumda ciddi kanama riski oluşturuyorsa gündeme gelir. Gebelik takibinin, siğillerin doğumdan önce kontrol altına alınacağı şekilde planlanması en doğru yaklaşımdır.
Evet, tekrarlama sık görülür ve bu bir tedavi başarısızlığı anlamına gelmez. Tedavi görünür siğili ortadan kaldırır, ancak çevre deride gözle görülmeyen virüs bir süre daha kalabilir. Tekrarlamalar en sık tedaviden sonraki ilk üç ay içinde olur.
Umut verici olan şudur: HPV enfeksiyonlarının büyük çoğunluğu bağışıklık sistemi tarafından 1-2 yıl içinde temizlenir. Virüs temizlendikçe siğillerin tekrar çıkma ihtimali de belirgin şekilde azalır. Tekrarlama riskini azaltmak için önerilenler:
Genital siğiller yüzeyel lezyonlar olduğu için tedavi sonrasında genellikle iz bırakmadan iyileşir. İyileşme döneminde şunlara dikkat edilmesi önerilir:
Cilt tamamen iyileştikten sonra cinsel yaşama dönülebilir. İlk aylarda, tekrarlama riskinin en yüksek olduğu dönemde, kondom kullanımı bulaşma riskini azaltır. Uzun süreli, tek partnerli ilişkilerde ise çiftlerin çoğu zaman aynı virüsü zaten paylaşmış olduğu unutulmamalıdır; bu konuyu hekiminizle açıkça konuşmanız en sağlıklısıdır.
Genital siğilden korunmanın en etkili yolu HPV aşısıdır. Aşı, virüsle karşılaşmadan önce yapıldığında en yüksek korumayı sağlar; bu nedenle cinsel hayat başlamadan, ideal olarak 9-14 yaş arasında yapılması önerilir.
HPV aşılarının hepsi siğillere karşı koruma sağlamaz. Genital siğillerin büyük kısmından sorumlu olan tip 6 ve 11'i kapsayan aşılar (dörtlü ve dokuzlu aşılar) hem siğillere hem de rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlar. Dokuzlu aşı, bunlara ek olarak kansere yol açan beş yüksek riskli tipi daha kapsadığı için günümüzde en geniş korumayı sunan seçenektir.
Aşı öncesinde HPV testi yaptırmak zorunlu değildir. Türkiye'de HPV aşısı henüz rutin ulusal aşı takviminde yer almadığından, hekim önerisiyle eczaneden temin edilerek uygulanmaktadır.
Hayır. HPV aşısı koruyucudur; mevcut bir siğili ya da rahim ağzındaki hücresel değişiklikleri tedavi etmez. Bununla birlikte, siğil tedavisi görmüş kişilerde aşı, henüz karşılaşılmamış diğer HPV tiplerine karşı koruma sağlayabileceği için hekimle değerlendirilebilir. Gebelikte aşılama önerilmez; aşı serisine doğumdan sonra devam edilir.
Kadınlarda genital siğil tanı ve tedavisi kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından yapılır. Jinekolojik muayene, vajina içi ve rahim ağzının da değerlendirilmesine ve aynı seansta rahim ağzı taramasının planlanmasına olanak tanır.
Bazı siğiller aylar içinde kendiliğinden kaybolabilir, ancak hangisinin gerileyip hangisinin büyüyeceğini önceden bilmek mümkün değildir. Beklemek, siğillerin yayılmasına ve partnere bulaşmasına zaman tanıyabilir. Bu nedenle muayene olup seçenekleri hekiminizle değerlendirmeniz önerilir.
Koter, cerrahi çıkarma ve lazer işlemleri lokal anestezi ile yapıldığı için işlem sırasında ağrı hissedilmez. Kriyoterapide kısa süreli bir yanma hissi olabilir. İşlem sonrasında birkaç gün süren hafif sızı, basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir.
Siğiller derinin yüzeyel katmanında yer aldığı için, uygun teknikle yapılan tedavilerden sonra genellikle kalıcı iz kalmaz. Çok geniş alana yayılmış siğillerde hafif renk farklılığı görülebilir; bu da çoğu zaman zamanla azalır.
Partnerde görünür siğil varsa tedavi edilmesi gerekir. Görünür siğil yoksa tedaviye gerek yoktur, ancak muayene olması önerilir. Erkeklerde HPV taraması için rutin kullanılan bir test bulunmamaktadır; erkek partnerler dermatoloji veya üroloji uzmanına başvurabilir.
HPV taşıyan kişilerin çoğunda hiçbir zaman siğil çıkmaz. Rahim ağzı taramasında HPV pozitifliği saptandıysa, bu genellikle siğille değil yüksek riskli tiplerle ilgilidir ve takip planı test sonucuna göre hekiminiz tarafından belirlenir.
Tedavi ücreti; siğillerin sayısına ve yaygınlığına, seçilen yönteme, işlemin muayenehanede mi yoksa sedasyon altında mı yapılacağına ve gerekiyorsa patoloji incelemesine göre değişir. Bu nedenle kesin ücret ancak muayene sonrasında belirlenebilir. Kliniğimizde genital siğil tedavisi hakkında bilgi almak için (0312) 219 22 33 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.
Genital bölgenizde yeni bir kabarıklık fark ettiyseniz endişelenmeniz ya da utanmanız gerekmez; genital siğil çok yaygındır ve tedavi edilebilir bir durumdur. Op. Dr. Burcu Karamürsel'in Çankaya Söğütözü'ndeki muayenehanesinde muayene, rahim ağzı taraması, siğil tedavisi ve HPV aşılaması aynı yerde planlanabilir. Randevu için haftanın her günü 09:00-22:00 saatleri arasında (0312) 219 22 33 numaralı telefondan ya da WhatsApp hattımızdan bize ulaşabilirsiniz.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.